Haber Detayı
20 Ekim 2013 - Pazar 23:27
 
Aliya İzzetbegoviç Unutulmadı
Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, vefatının 10'uncu yıl dönümünde özlemle anıldı.
GÜNCEL Haberi
Aliya İzzetbegoviç Unutulmadı

Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, vefatının 10'uncu yıl dönümünde özlemle anıldı.

Bosna-Hersek'in batısındaki Bosanski Samac şehrinde 1925 yılında dünyaya gelen Aliya İzzetbegoviç, II. Dünya Savaşı sırasında gençliği faşist ve çetnik ideolojiyle, ardından komünizmle mücadeleyle geçti.

Bu mücadelesinin bedelini hapislerde geçiren İzzetbegoviç, 1990'lı yıllarda ise halkının inandığı, güvendiği bir lider olarak canından çok sevdiği ülkesinin bağımsızlığı için mücadele verdi. Zorlu bir savaşın ardından bağımsız bir Bosna Hersek'i halkına hediye eden "Bilge Kral" Aliya İzzetbegoviç, tam 10 yıl önce bugün çile ve ıstırapla geçen bir ömre veda etti.

İlk kez 1946 yılında tutuklandı ve 1949 yılına dek hapiste kalan İzzetbegoviç, daha sonra 1970'li yıllarda kaleme aldığı ''İslam Manifestosu'' adlı bildirgesiyle dikkatleri üzerine çekti. Eski Yugoslavya döneminde, "İslam Manifestosu" nedeniyle,  "bölücülük", "İslami devlet kurma" gibi suçlamalarla 12 Bosnalı aydınla birlikte 1983 yılında yargılanan Aliya İzzetbegoviç, 14 yıl hapis cezası aldı. Foça kentindeki cezaevinde zor koşullarda hapis hayatını sürdüren Aliya İzzetbegoviç, 1988 yılının sonunda Yugoslavya hükümetinin ''sözlü muhalefet sebebiyle cezalandırılan bütün mahkumların serbest bırakılması'' kararıyla hapisten çıktı ve "ateşten gömleği" giydi.

Aliya İzzetbegoviç, Boşnaklar'ı kendi öz vatanlarında aşağılık duygusundan kurtarmak, siyasi arenada etkili olmalarını sağlamak ve ülkedeki diğer etnik unsurlarla birlikte "bir arada yaşamın en güzel örneğini göstermek" amacıyla, 27 Mart 1990 tarihinde Demokratik Eylem Partisi'ni (SDA) kurdu.

Yugoslavya'yı oluşturan 6 Cumhuriyetten biri olan Bosna-Hersek'te 18 Kasım 1990 tarihinde yapılan ilk çok partili seçimlerde Aliya İzzetbegoviç'in genel başkanlığını yaptığı SDA, parlamentodaki toplam 240 milletvekilliğinden 86'sını kazanarak, seçimlerden güçlü çıktı. Aliya İzzetbegoviç, önce Slovenya'nın, ardından Hırvatistan'ın Yugoslavya'dan bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, "ya bağımsızlığı tercih edip bir bedel ödeyecek ya da o zamanki Yugoslavya’nın devlet başkanı olan Slobodan Miloşeviç'in ırkçı yönetimi altında kalacaktı". Aliya İzzetbegoviç, bu zor durumu her zaman büyük saygı duyduğu halkının tercihine bıraktı ve 29 Şubat ile 1 Mart 1992 tarihlerinde ülkede referandum yapıldı. Halkın yüzde 63'ü referanduma katıldı ve Bosna-Hersek'in özerkliği ve bağımsızlığı lehine oy kullandı, ancak Sırplar referanduma katılmadı. Referandumun ardından AB, 6 Nisan'da, ABD ise 7 Nisan 1992'de Bosna-Hersek'in bağımsızlığını tanıdı.

Dünya katliamları görmezden geldi

Aynı gün, Bosnalı Sırpların siyasi lideri ve halen Lahey'deki uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanan Radovan Karaciç ile Lahey'de yargılanırken 2006 yılında ölen Slobodan Miloşeviç, Bosna-Hersek'e karşı savaş başlattı.

Hızla gelişen savaş sürecinde, Bosna-Hersek Başkanlığı, Bosna-Hersek Cumhuriyeti ordusunu ve savaş hükümetini kurma kararı aldı. Kısa sürede organize olan Boşnaklar, merhum Aliya İzzetbegoviç'in etrafında kenetlenerek, onunla birlikte bağımsızlığın ağır bedelini ödemeye başladı. Bugün Suriye'de yaşananların bir benzeri 1990'lı yıllarda Bosna'da yaşanırken, dünya Avrupa'nın ortasındaki katliamları görmezden geliyordu.

Evler, camiler, tarihi eserler yıkılırken, insanlar toplama kamplarında işkenceye tabi tutulurken, kadınlar sistematik tecavüzlere uğrarken, o acı yıllarda Devlet Başkanlığı görevini yürüten Aliya İzzetbegoviç, başkalarının ibadet yerlerine, sivillere, kadınlara asla dokunulmaması yönünde birliklerine emir veriyordu.

Birleşmiş Milletlerin koruması altındaki Srebrenita'da soykırım işlenirken Aliya İzzetbegoviç, direncini kaybetmiyor, halkına sabır ve direnmekten başka bir şeyin sözünü dünyanın ilgisizliğinden dolayı veremiyordu.

Avrupa'nın en büyük 4'üncü silahlı gücüne sahip Yugoslav ordusunun 3 yıl boyunca dize getiremediği Boşnaklar, savaşın lehlerine dönmeye başlaması üzerine uluslararası toplumun bakısıyla 1 Kasım 1995 tarihinde imzalanan Dayton Antlaşması ile Bosna Hersek'in sınırlarını korumayı başardı. Halkına uluslararası arenada tanınan bir devlet ve bayrak bırakan Aliya İzzetbegoviç, sağlık durumu kötü olmasına rağmen, savaştan sonraki dört yıl boyunca da savaşın yaralarının sarılmasına ve ülkenin kalkınmasına önemli katkılarda bulundu.

"Bilge Kral" şehitlerin arasında yatıyor

Sağlık durumundan dolayı, Ekim 2000'de, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı görevinden çekilen Aliya İzzetbegoviç, 19 Ekim 2003'te saat 14.25'te hayata gözlerini yummuştu.

Merhum Aliya İzzetbegoviç, ömrünün son dönemlerinde kendisi için büyük bir anıt mezar yapıldığını öğrenmesi üzerine, devlet yetkililerini bu projelerinden vazgeçirterek, kendisinin şehitler arasında sade bir mezarda yatmak istediğini iletti. Bunun üzerine İzzetbegoviç, Kovaçi Mezarlığında kendisi için hazırlanan mezara defnedildi. Üstü "yıldız" görünümünde kubbe, çevresi ise "hilal" görünümünde süs havuzuyla çevrelenen mezarına her gün yüzlerce insan gelerek, merhum İzzetbegoviç ve oradaki şehitler için dua ediyor.

Mezarının hemen karşısında ise Aliya İzzetbegoviç'in adının verildiği müze bulunuyor. Müzede, İzzetbegoviç'in özel eşyası, kitapları, fotoğrafları teşhir ediliyor

Vefatından sadece 20 gün önce, hastaneden telefon aracılığıyla Bosna Hersek'in ünlü gazetecisi Senad Hacifeyzoviç'in sunduğu ''Centralni Dnevnik'' programına bağlanan İzzetbegoviç, buradaki konuşmasıyla tüm Boşnak ulusunu hüzünlendirmişti.

İzzetbeogiç, Hacifeyzoviç'e yeniden bir araya gelme konusunda şüpheleri olduğunu, ancak bunun artık hiçbir öneminin olmadığını söylemişti.

Halkına son mesajlarını gönderen İzzetbegoviç, ''Sırplar Sırp, Boşnaklar Boşnak, Hırvatlar ise Hırvat olsunlar. Ancak her üçü de daha fazla Bosnalı olsunlar. Önemli olan, Bosna'nın hayatta kalmış olmasıdır'' ifadelerini kullanmıştı.

Oğlu Bakir İzzetbegoviç Aliya'yı anlattı

"Aliya savaşı seçmedi"

"Babasının ne ile hatırlanması gerektiği" sorusuna, İzzetbegoviç şu cevabı verdi:

''Aliya, savaşı seçmedi. Savaş olmaması için elinden gelen her şeyi yaptı. Yugoslavya toprakları paylaşılmaya başlandığında, Bosna Hersek'i parçalamak istediler. Biz, buna karşı çıktık. Bu adaletsiz savaş dayatıldığında ise, Aliya bunu en iyi şekilde yönetti. O, ordunun başarılı bir komutanı oldu. Ancak, eminim Aliya bununla hatırlanmak istemezdi. O, insanların çilelerini azaltmak için her şeyi yapan, insanların acılarını sona erdirmek için çalışan ve ülkesini savunmak isteyen bir insan olarak hatırlanmak isterdi. O, Bosna Hersek'te yaşayan etnik gruplar arasındaki kavganın bitmesini isterdi. Barış sürecinin başlamasını ve mümkün olan en az sayıda kurban verilmesini isterdi. O, barış insanı olarak hatırlanmak isterdi, savaş insanı olarak değil.''

Türkiye'nin Aliya'daki yeri apayrıydı

Babası Aliya İzzetbegoviç'in kalbinde, Türkiye'nin apayrı bir yere sahip olduğunu ifade eden Bakir İzzetbegoviç, ''Aliya, tüm diğer Boşnaklar gibi Türkiye'ye karşı duygusal bağlara sahip bir insandı. Sizi seven birini siz nasıl sevmezsiniz? Türkler, her daim bizim yanımızda oldular. En zor dönemlerimizde, bizlere yardımcı oldular. Aliya'nın da Türkiye'de çok dostu vardı'' diye konuştu.

Bakir İzzetbegoviç, babasının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a karşı ayrı bir sevgisi bulunduğunu belirterek, "Başbakan Erdoğan başkanlığındaki ekip Aliya'nın hayallerindeki ekiptir" dedi.

Kendisini halkının hizmetine adamış büyük bir kişilik

Merhum Aliya İzzetbegoviç'le birlikte 1983 yılındaki Saraybosna davasında yargılanan 12 sanıktan biri olan, "Bilge Kral"la birlikte 5 yıl hapis yatan eski Bosna-Hersek Federasyonu Savunma Bakanı Hasan Çengiç, merhum İzzetbegoviç'le üniversite öğrencisi olduğu sırada tanıştığını ve kendisinden çok etkilendiğini kaydetti.

O yıllarda merhum İzzetbegoviç'le gizli gizli buluştuklarını ve onun önerdiği kitapları okuduğunu ifade eden Çengiç, ''O, sade, güçlü, mütevazi, açık, huzur verici, İslam'ı ve Batı'yı çok iyi bilen, vizyon sahibi bir beyefendiydi'' dedi.

Aliya İzzetbegoviç'in 2. Dünya Savaşı yıllarında bile dünyaya ''siyah ve beyaz'' olarak bakmadığını belirten Çengiç, onun dünyaya bir bütün olarak, katmanlarıyla birlikte baktığına dikkati çekti.

''O karşı dünyayı eleştirdiği gibi, kendi dünyasını da yani Müslümanları da eleştirebiliyordu'' diyen Hasan Çengiç, bunun en güzel örneğinin merhum İzzetbegoviç'in 1970'li yıllarda kaleme aldığı ''İslam Manifestosu'' olduğunu kaydetti.

1983 yılındaki meşhur Saraybosna davasının, ''İslam Manifestosu'' nedeniyle açıldığını, merhum İzzetbegoviç'in bu davada ''örgüt lideri'' suçlamasıyla, kendilerinin de ''örgüt üyesi'' olarak yargılandığını belirtti.

Hasan Çengiç, duruşma sırasında, ilginç anların yaşandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Bizler 'İslam Manifestosu'nu o tarihe kadar bir bütün olarak okumamış ve görmemiştik. Mahkemede hakim, bizim suçlandığımız bu metnin okunmasını talep etti. Aslında hepimiz sevindik, çünkü ilk kez bu bildirgeyi dinleme fırsatı elde edecektik. Bildirgede komünist rejimi yerden yere vuran ciddi eleştiriler de bulunuyordu. Salonda herkes susmuş bunu dinliyordu, bu metni okuyan hakim ise bir taraftan salonun sıcaklığından, diğer taraftan ağır ithamları okumasından dolayı sürekli terliyor ve bu terini silmek zorunda kalıyordu. Nitekim bu dava bize pahalıya mal olmuştu, merhum Aliya'ya 14 yıl, bize de 12 yıl hapis cezası verildi.''

''Her şeyi danışırdı''

 

Merhum Aliya İzzetbegoviç'in yakın dostlarından ve danışmanlarından biri olan öğretim görevlisi Dr. Hilmi Neimarliya, Aliya'nın ölümünün ardından, dünyanın büyük bir insandan yoksun kaldığını söyledi.

Aliya gibi bir kişiliğin bugün Bosna Hersek ve Boşnaklar arasında eksikliğinin hissedildiğini belirten Neimarliya, şunları söyledi:

''Bir karar alırken, onun doğruluğuna güvense de mutlaka yakınlarındaki insanlara danışırdı. Ben de Aliya'nın danışmanlarından biriydim. Her gün önemli kararlara imza atması gereken Aliya, bazen küçük bazen daha geniş bir danışma toplantısı yaparak, konu hakkındaki görüşlere başvururdu. Aliya'nın eksikliği bugünkü siyaset arenasında hissediliyor. Aldığı cesur kararların eksikliği bugün hissediliyor.''

''Boşnaklar için mücadele ederdi''

Bosna'daki savaşta büyük askeri başarılara imza atan 5'inci Tugay Komutanı Atif Dudakoviç, Aliya'nın kendileri için bir otorite olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

''Aliya, Cumhurbaşkanımız olduğu için resmi olarak da bizim için bir otoriteydi. Ancak, bunun dışında, Boşnakları temsil ettiği ve onlar için mücadele ettiği için de bizim için bir otoriteydi. İnsanlar geçici, bıraktıkları eserler ise kalıcıdır. Aliya'nın ardında bıraktığı eserler çok büyük. Benim gözümde, Aliya, imkansız bir misyonu gerçekleştirdi. O bizi ulus yaptı, bir devlet yaratmamızı sağladı. Aliya sözünün eri bir insandı, onun gibi birini tanıdığım için çok mutluyum"

"Acısı yüzünden belli olan bir lider"

Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Ahmet Yıldız da vefatının 10'uncu yıl dönümünde Aliya İzzetbegoviç'le ilgili görüşlerini dile getirdi.

Aliya'yı, o dönem yayınlanan haber ver görüntülerden, çok üzüntülü bir yüze sahip olan lider olarak hatırladığını söyleyen Büyükelçi Yıldız, ''Acısı yüzünden belli olan bir lider. Halkının o zaman çektiği acıların, kıyımların, soykırım ve tecavüzlerin yüzüne yansıdığını hatırlıyorum. Tabi büyük insanlar böyle durumlarda yılmıyorlar. Rahmetli, Bosna Hersek'in sınırlarını korudu, karmaşık bir sistemle de olsa halkını bağımsızlığa kavuşturdu ve 2003 yılında aramızdan ayrıldı" dedi.

''Bilge Kral"dan halkına "bilge öğütler"

"Doğu Batı Arasında İslam", "İslam Deklarasyonu", "İslami Yeniden Doğuşun Sorunları", "Özgürlüğe Kaçışım", "Tarihe Tanıklığım" gibi eserleriyle Türkiye'de de büyük bir okur kitlesi bulunan merhum Aliya İzzetbegoviç, eserlerinden derlenen önemli sözlerinin bir kısmı şöyle:

"Her şeye kadir olan Allah'a andolsun ki; köle olmayacağız. Ben Avrupa'ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı'nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına... Nefrete nefretle cevap vermeyin. Bosna için nefret çıkmaz sokaktır. Nefret sadece bizim ruhlarımızı zedelemiyor, Bosna'nın özünü de zedeliyor.''

''Bize yapılan soykırımı unutursak bunu bir daha yaşamaya mecburuz, size asla intikam peşinden koşun demiyorum, ama yapılanları da asla unutmayın''

 

-''Bizler insan olmaya ve insan kalmaya çalıştık ve başarılı olduk. Ancak bunu onlardan (Sırplardan) dolayı yapmadığımızın altını çizmeliyim. Kendimizden dolayı insan kalmaya çalıştık, onlardan dolayı değil. Onlara hiçbir şey borçlu değiliz. İnsan olmak ve insan kalmak, Allah'a ve kendimize karşı sorumluluğumuzdur. Onlara karşı değil."

''Hiç kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Geçmişi unutmayın ama onunla da yaşamayın.''

''Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak lazım. Hukuk benim için sadece meslek değil inancım, yaşam tercihim ve hayat felsefem. Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız. Kin ve intikam peşinde koşmayacağız.''

-''İlerlemiş yaşıma rağmen, ümit ediyorum ki, halkımın özgürlüğe ve kurtuluşa ulaştığını görecek kadar yaşayacağım. 70 yaşındayım ve önümüzde daha uzunca bir yol var. Kişiler ölür, halklar yaşar. Mücadelemiz bana bağlı değildir. Önemli olan da bu, sancağı binlerce insan taşıyor...''

''Ben bir Müslüman’ım ve öyle kalacağım. Kendimi dünyadaki İslam davasının bir neferi olarak telakki ediyorum ve son günüme kadar da böyle hissedeceğim. Çünkü İslam benim için güzel ve asil olan her şeyin diğer adı; dünyadaki Müslüman halklar için daha iyi bir gelecek vaadinin ya da umudunun, onlar için onurlu ve özgür bir hayatın, kısacası benim inancıma göre uğrunda yaşamaya değer olan her şeyin adıdır.''

 

"Kur'an edebiyat değil, hayattır. Dolayısıyla O'na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır.''

''İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah'ın önüne hesap verecektir.''

''Bir kelimeyi hiç aklınızdan çıkarmayın: Devlet. Devletin ne kadar önemli olduğunu hepimiz idrak etmeliyiz. Devletsiz bir millet boşluğa düşer, rüzgarda savrulup gider.''

''Bu günleri gösteren yüce Allah'a hamd ediyorum. Tarihimizi kanımızla yazdık. Evlerimiz yakılıp yıkıldı. Düşmanlarımız mert değildi, alçakça katliamlar yaptılar. Yapılan katliamları dünya şimdilerde ortaya çıkartılan toplu mezarlardan anlamaktadır. Bu gerçekleri haykırmıştık, duyan olmamıştı. Tüm acılara rağmen çok şükür ayaktayız. Yıkılan ev ve camilerimizi yeniden inşa ettik. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Onlarla inşallah cennette buluşacağız, onları Allah'ın ve meleklerinin huzurunda şanlı direnişlerinden dolayı kutlayacağız. Gelinen noktada her şey bitmiş değil, yeni başlıyoruz. Başlattığımız mücadelede eksiklikler olmasına rağmen bir yerlere geldik. Bundan sonra görev sizlerindir. İlerleyen yaşım ve sıhhatim nedeniyle aktif siyaseti bırakıyor, bir nefer olarak ömrümü halkıma hizmet etmek isteyen siyasilere destekle yaşayacağım. Allah'a hamd ediyorum ki bugün elimdeki dalgalanan bayrağı teslim edeceğim inanmış yüz binler var. Artık Bosna Hersek hür ve bayrağımız kendi topraklarımızda dalgalanıyor. Selam sana ey halkım. İmanınıza, bayrağınıza ve devletinize sımsıkı sarılın."

 

Mezarı başında anıldı

Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç, vefatının 10'uncu yıl dönümünde Kovaçi Şehitliği’ndeki mezarı başında düzenlenen törenle anıldı.

Bosna Hersek’e bağımsızlık yolunda liderlik eden ve derin bilgi birikimi sebebiyle ‘Bilge Kral’ olarak anılan İzzetbegoviç’in mezarı başındaki törene, Aliya'nın oğlu ve Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak üyesi Bakir İzzetbegoviç, merhumun kurduğu ve ülkedeki Boşnakları temsil eden en büyük siyasi parti olan Demokratik Eylem Partisi (SDA) Genel Başkanı Süleyman Tihiç, Fransız yazar Bernard Henry-Levy, partililer, çok sayıda Bosna Hersek Ordusu mensupları, savaş döneminin komutanları ve vatandaşlar katıldı.

Törenin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Bakir İzzetbegoviç, babası rahmetli Aliya İzzetbegoviç'in iyi bir baba, adam, dost olduğunu ve ondan çok şey öğrendiğini söyledi.

Oğul İzzetbegoviç, ''Babamdan, affetmeyi öğrendim. Kendisi, hayatının 17 yılını cezaevinde ve savaşta geçirdi. Aliya, hayatının son 10 yılında sadece devleti yönetti. Haberleri okuyup takip eder, ilgili insanlarla irtibata geçerdi. Her şeyini halkı ile paylaşırdı'' dedi.

Aliya'nın mezarı başındaki törenin ardından, merhum için Kur'an-ı Kerim okundu.

Halk Tiyatrosu binasında düzenlenen törene de İzzetbegoviç ailesi, Aliya'nın çalışma arkadaşları, siyasiler, diplomatlar ve çok sayıda konuk katıldı.

Aliya İzzetbegoviç Kimdir

1925 doğumlu olan İzzetbegoviç 24 yaşında İslâmcılık suçundan 5 yıl hapis yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra önce hukuk, sonra ziraat fakültesini bitirdi. 25 yıl avukatlık ve bir inşaat firmasında yöneticilik yaptı.

1970 yılında İslâm Manifestosu adlı bir kitap yazdı. Bu kitap 1983`te kovuşturmaya uğradı. 12 Müslüman aydınla birlikte tutuklandı. 1950 öncesinde kurulmuş olan Mladi Müslümani adlı örgütü yeniden örgütlemek suçundan 14 yıl hapse mahkum edildi. Mahkumiyetini çekerken, Yargıtay bu cezayı 11 yıla indirdi. 

1989 yılında Yugoslavya`nın dağılma süreci sırasında ilan edilen af sonucu özgürlüğüne kavuştu. 1990 yılında İslam Manifestosu`nu yeniden bastırdı. Bu kitap İzzetbegoviç`in İslâmi kimliğinden ziyade, siyasi kararlılığının ve mücadelesinin bir simgesi oldu.

1990’da ortak yönetimin başkanı seçilen İzzetbegoviç, 1992-1995 Bosna Savaş’ında anahtar rol oynayan isimler arasında yer almış, sağlık sorunları nedeniyle 2000 yılında başkanlıktan ve partisinin başkanlığından çekilmişti.

Daha önce iki kez kalp krizi geçiren İzzetbegoviç, 10 Eylül 2003’de evinde aniden bayılması ve düşerek 4 kaburga kemiğini kırması üzerine hastaneye kaldırılmıştı. 78 yaşındaki Boşnak lider, daha sonra iç kanama geçirmişti.

Eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, Saraybosna hastanesinde 19 Ekim 2003 günü vefat etti.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bosna, Hersekin, ilk, cumhurbaşkanı, Aliya, İzzetbegoviç, vefatının, 10uncu, yıl
Yorumlar
Haber Yazılımı